Subscribe:

Pages

Bembeyaz Hannelise


Kendime şiirler ısmarladığım saçma bir haftasonundan merhabalar.

Donuk gözleriyle, soğuk sokaklardan kaçan bir ben değilimdir diye düşünüyorum bugün. Kışın genellikle böyle olur. Hava soğuktur; yağmurlu, kapalı yada karlıdır. Evde oturmak için geçerli bir nedeniniz vardır. Elleriniz üşüyordur. Yalnızsınızdır. Ve biliyoruz ki;

Yalnız insanların ellerini kahve fincanları ısıtır.

Kendinize benden bir fincan hazır kahve ısmarlayın o halde. İster kremalı, ister kremasız. Şekerli yada şekersiz. Keyfinize göre. Ama dumanı üzerinde tütsün ve beraber şiir okumaya koyulalım. Sizin için seçimim bir Attilâ İlhan şiiri oldu bugün:


Hannelise

Yirmi Beşince Kısım Hannelise by Attila İlhan on Grooveshark

Yağmurdan çıkıp geleceksin Hannelise
Yağmur gözlerinden çıkıp gelecek.
Bir öğle sonu Paris'te Hannelise
Bir kahvede Grands Boulevards türküsünü çalacaklar.

Paris ve yapraklar sararmış etrafımda
Seine'e kanat vurup bir rüzgar geçiyor
Gare D'orleans'da saat şimdi üç diyecek
Yağmurdan çıkıp geleceksin Hannelise.

Gözlerine bakıp sanki mavi diyeceğim
Sanki çocuk diyeceğim
Aydınlanacaklar.
Balığa çıkmış bir ihtiyar rıhtımda
Suya atıp söndürecek
Sigarasını.
Bir öğle sonu Paris'te Hannelise
Bir kahvede Grands Boulevards türküsünü çalacaklar.

İnsan kendisine rağmen yaşayamaz,
Kalbimiz beyaz derken biz siyah diyemeyiz
Diyemeyiz Hannelise.
Sen mutlaka Lichtenstein dükalığından bahsedersin
Yapraklarını döker ıhlamur ağaçları katedralin önünde
Ben içimde müstesna bir ateş bahçesi donatırım
Bembeyaz
Bembeyaz Hannelise.

Ağaçlar çocuk gibi ellerini çırpar
Hep uzaktan Saint Augustin Kilisesi'nin çanları
Gare D'orleans'da saat şimdi üç diyecek
Yağmurdan çıkıp geleceksin Hannelise.

0 yorum:

Yorum Gönder