Siz aşk nedir bilmezsiniz dedi Bukowski.
Siz aşk nedir bilmezsiniz.
Çünkü hiç gece gündüz tek bir insanı düşünerek yaşamadınız.
Hatıralarda boğulup, karanlık gecelerde onu aramadınız. Çıkmaz sokaklara bile bile girmediniz çünkü.
Siz aşk nedir bilmezsiniz.
Çünkü insanları kendinize hayran bırakacak kadar cesur olamadınız hiçbir zaman.
Kıralacağını bildiğiniz buz zemine basmaya korktunuz çünkü. İnatla gitmediniz inandığınız yoldan. Kolaya kaçtınız.
Siz aşk nedir bilmezsiniz.
Öğlenin bir vakti tek başınıza evinizden çıkıp, karlar arasından yollarda, şairinde dediği gibi
soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçmediniz çocuk olmaktan.
Bir başınıza sahilde oturup karşı kıyıları seyretmediniz. Bu kadar büyük bir yüreğe sahip olamadınız çünkü.
Konak'taki gevrekçiyi martılarla kardeş görmediniz, bilemediniz paylaşmayı bir parça gevreği, tıpkı sevginiz gibi.
Yalnız başınıza deniz kenarlarında aramadınız aşkı, buz gibi havada titremediniz gözlerinizin içi alev alev yanarken.
Isıtsın istemediniz bir çift el yüreğinizi, -oysa ki soğuktur kışları ilimin-
Kızarmış yanakları ısıtmadı avuçlarınızı sizi deli gibi seven birinin. -gibisi fazla ya..-
Siz aşk nedir bilmezsiniz.
Hep başka diyarlarda aradınız bir parça gülümsemeyi, kahkahalar arasında koşturmadınız ki uzun sahil yollarında.. Nerden bileceksiniz çocuklar gibi şen olmayı, çocuk olmayı?
Siz, "Aşk nedir?"
Nerden bileceksiniz...
Burak

0 yorum:
Yorum Gönder