Nesin sen? Kimsin? Bir fotoğraf mısın sadece yoksa? Ya da sözcüklerden elleri ve kolları olan bir insan mı?
Nesin? Üç beş harfin birleşimi misin? Eskitilmiş fotoğraflarda soluk çıkan bir görünmezden başka nesin?
Bir fotoğraftan başka ne ifade ediyorsun? Kokun var mı senin? Ya tenin, dokunuşun, öpüşün? Hiç geçmez mi içinden "bir şey" olmak? Bir hayalden ibaret misin sen? İçinden gelmez mi gerçeğe dönüşmek? Bir hayalperestten ötesine geçemez misin?
İstemez misin bir şeyim olmayı? Artık izin ver.
Bak ne diyor Cemal Süreya;
"Bir şeyiniz olayım sizin, hani nasıl isterseniz, oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz; dünyanın bir ucuna birlikte gider miyiz?"
Söyle, gider miyiz? Gerçekten mi? -Söyle dedim, yaz demedim.-
Sesini duymayı değil, dudaklarını görmeyi isterdim o sözcükleri kurarken.
Gelecekten bir fotoğrafımızı buldum, anımsadın mı bak:
'Uyu hadi, hem gözlerine yazık.'


0 yorum:
Yorum Gönder