Aileye veda edilir, kavşakta otostop çekilir.
(Otostop bağımlılık yapıyormuş, peeh..)
(Hayır, 3 senedir otostop çekiyorum, bir bağımlılığını görmedim :D)
Bornova’da inilir. Eve kavuşulur. “home, sweet home.”
Akşama hazırlık; yemek planlanır: Pilav şart!
Gece için güzel bir “kahve & nargile” ziyafeti düşünülür.
Nargile kömürü kontrol edilir: + [checked]
Nargile tütünü kontrol edilir: - [ERROR]
Metro’ya atlanır. Konak’ta inilir. Kemeraltı turu atılır.
Kızlarağası Hanı’na girilir ve yeşil elmalı nargile tütünü alınır.
Bir de 100 gram damla sakızlı türk kahvesi alınır.
(Özel not: *Kahve az alınıp taze tüketilir.)
Gramofonlara uzun uzun bakılır. “Kendini kaptırma” diye diye bakakalınır.
Alttaki satranç takımına aşık oldum bu arada.
Günün sonuna doğru Kordon’da yürünür,
limandan vapura atlanıp Karşıyaka Çarşı’ya uğranır.
Karşıyaka’nın sahil rüzgarına ve ayazına aldırış edilmez.
Martı sesleri eşliğinde sahilde günbatımı seyredilir.
Vapurla tekrar Konak’a dönülür,
-vapurda martılara gevrek atma seremonisi-
Metroyla Bornova yolu tutulur.
Final: Eve dönüş, mutfağa varış, yemek hazırlama, yemek sonrası şarkı seçimleri ve playlist hazırlama. Ardından kahve köpürtmece.
Kapanış: Nargile, kahve, müzik, huzur.



1 yorum:
kıskanmamak elde değil
Yorum Gönder