Subscribe:

Pages

Sen Büyüdükçe Küçülüyor Dünya

12 Ekim 2010
(Eski bir yazı..)

Eskileri özledim bugünlerde. Çocukluğumu, çocuk olmayı. Ne çabuk geçiyor zaman. Daha dün lise koridorlarında gezerken şimdi 2 sene olmuş üniversite denen yere gireli. Dünya gibi zamanı da durduramıyor insan.

Olsun..

Radyo dinlerdi insanlar eskilen; ve sadece bu eski insanlar dinlemeye devam ediyor şimdi. Ne çok dinlediğim yayın vardı hatırlıyorum da... Muzo, Matrax, Vesaire, vesaire... Şimdilerde sadece Ceyhun Yılmaz'ı sürekli takip ediyorum Best FM'de. Ve bugün Radyo Ege'de Vesaire'ye dönüş yaptım. Zeki Kayahan Coşkun'u da sadece twitter'dan takip ediyorum. Sanırım Matrax'ı ergenlik dönemimde bıraktım. Çünkü artık pek sarmıyor aynı şeyler.

Senelerdir televizyon izlemiyorum. Halkım sırf sevişme sahneleri için dizi izler olmuş, yok Fatmagül'ün Suçu Ne, Aşk-ı Memnu falan filan. Haberler deseniz yobazların zaferlerinden, cemaatlerin ülke yönetimini ele geçirmesinden, kedi öldüren cani insanların vahşetinden, ölümlerden, tecavüzlerden, ülkemin iğrençliklerinden başka birşey göstermez olmuşlar. Midem kaldırmıyor, izleyemiyorum. Onun yerine bolca kitap okuyorum ben.

Kitaplardan bahsetmek istiyorum birde. Son zamanlarda çok güzel kitaplarla tanıştım. Bunların çoğunu şiir kitapları oluştursa da bu roman okumadığım anlamına gelmiyor. Ama şiir hastasıyım ben. Bu okuduğum şiir kitaplarındaki şiirler her ne kadar zaten bildiğim şiirler olsa da, yeniden okumayı bile çok seviyorum. Hergün onlarca şiir okuyup anlamlarında boğulmadan edemiyorum. Bağımlılık gibi birşey oldu. En çok okuduğum Türk şairlerin başlıcaları: "Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Ahmet Arif, Nazım Hikmet, Attila İlhan, Can Yücel, Ahmet Telli " ; yabancılarda ise "Pablo Neruda, Louis Aragon ve Charles Bukowski" başı çekiyor. Beğendiğim şiirleride blogumda paylaşıyorum. Böyle vakit öldürüyorum işte. Son okuduğum kitaplar (en yenileri) ise şöyle sıralanıyor (sondan başa doğru):

  • Fernando Pessoa - Huzursuzluğun Kitabı
  • Fernando Pessoa - Anarşist Banker
  • Ahmed Arif - Hasretinden Prangalar Eskittim (Şiir kitabı)
  • Özdemir Asaf - Dokuza Kadar On (Şiir kitabı)
  • Attila İlhan - Zenciler Birbirine Benzemez (roman)
  • Cemal Süreya - Üstü Kalsın (Şiir Kitabı)

Çok kısa bir zaman aralığında hatırladığım kadarıyla bunları okudum ve hepsi şahaneler. Huzursuzluğun Kitabı'nı hala okuyorum ama her sayfası aforizma dolu olduğu için not alarak yavaş yavaş, sindire sindire okuyorum. Bir de kardeşimin okuyup benimde okumak isteyebileceğim için bana verdiği Cezmi Ersöz'ün "Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni" ve "Yok Karşılığı Yüzünün" kitapları var. Yakında onları da okurum. Hepsi bir gecelik kitaplar zaten. Şuan okuduğum kitabı ağır ağır okumam gerektiği için bir öykü kitabıyla da buna eşlik ediyorum. Kitap Gündüz Badak'ın "Aşkın Adresi Karşıyaka" kitabı. Hayat böyle geçip gibiyor işte. Şarkılar, geceme eşlik eden kahvem ve sigaram, beğendiğim şiir, yazı ve sözlerle dolu blogum, uykusuzluğum, yalnızlığım ve özlemini duyduğum çocukluğum. Şuan yanımda olmayan sevdiklerim geliyor aklıma arada. İstesem de yanımda olamayacak olan herşeyim dediğim insanlar. Bilinmezliğin ve sonsuzluğun diyarındalar şimdi. Umarım büyüdükçe onlara kavuşma vaktim de yaklaşıyordur. Çünkü bu boş hayat tatmin etmiyor beni. Boşluklar içinde büyümeyi kim sever ki? 3 ay sonra hayatta 20 senemi bitirip 21'e yelken açacağım. Ve hala bir yaşama amacım yok.

Biraz edebi~

"Bir sen büyüyorsun içimde, bir de yalnızlığım" diyor radyoda Ömer Köroğlu. Ve ben istemsizce seni düşünüyorum şimdilerde. Gel be, gel işte! Küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime. Büyümek zor, hele sensiz. Zor..


12 Ekim 2010 

Burak

0 yorum:

Yorum Gönder