Hayat ipliğine bağlı bedenlerle değil ruhlarıyla muhatab olacaksın. İnsanların dış görünüşlerine değil, düşüncelerinin görünmeyişlerine bakacaksın. Görünmeyende bulacaksın yaşamın gizemini. Geniş düzlüklerinde, yaşamın acımasız ovasında doğanın kurallarını öğreneceksin. Ama vazgeçmeyeceksin inandığın hiçbir şeyden. İnatla savaşacaksın, yılmadan ve dimdik ayakta durarak. Hayat pes edecek senin karşında durmaktan. Yenilen sonunda bile belli olsa sen olmayacaksın çünkü, gerçekten inananlar yenilmezler.
Elinden sevdiklerini alacak, yetmeyecek inanma gücünü de almak isteyecek senden. Pes etmeyeceksin! Bazen sırf gıcıklık olsun diye gülümseyeceksin. Seni uçurumun kenarına itse; hatta ölümün kıyısında yakamozunu seyrettirse hayatın, güneşin batışının ve doğuşunun güzelliğinin hatrına gülümseyeceksin. Yılmayacaksın çünkü. Dedim ya, yıkılmayacaksın!
Direnen kazanırmış derler ya; yalan değil, direnen atar gerçek başarıya adımı. Kazanan her zaman güçlüklerle karşılaştığı halde inatla yola devam eden olmuştur. Tarihin tekerrürüne inanmıyorsan, zamanın göreceliliğinde bul cevapları.
Ama gör, gör ki hayatın sahte yüzlerini, gerçek yüzlerle karşılaşınca gülümseyesin.
Ama bil, bil ki sahte insanların benliklerini, gerçek ellerde sevgiyi bulasın.
Umut et!
Aç ellerini gökyüzüne, öyle geniş aç ki bulutlar utansın küçüklüklerinden, yüreğinin genişliğine imrensinler.
Hayal et!
Önce güzel günlere inan, sonra onları düşle. Hayallerinle süsle aklının odalarını. Ve inan hayallerine ki gerçek olsunlar. Düş tarlaları hayat bulsun göz pınarlarının bıraktığı mutluluk gözyaşlarıyla. Ektiğin düşler bir bir filiz olsun.
-Sana ucu bucağı görülmeyecek büyüklükte tarlalar vaad ediyorum.-
Giy inancın yeleğini ve çık yola. Bakma arkana! Sert adımlarla ilerle ve asla "acaba"lara yer verme o yolda. Hedefini belirle ve gerekirse akıntıya karşı çek küreğini. Zorluğun nehirlerinden geçmeden ulaşılmaz hedeflere. Ve ne kadar büyükse hedefin, akıntı o denli şiddetli olur ters yöne. Bunu bil ama asla vazgeçme!
Şimdi al eline küreği, sakın erteleme hayallerini. Yola ne kadar erken çıkarsan o kadar kar, açıl okyanusa / denize. Uzaklaş sahte insanların sahillerinden ve hayallerinin kıyılarını bulana kadar yol al o sularda. İstediği kadar zorluk çıkarsın karşına, istediği kadar akıntıyla sınasın seni, vazgeçme! Önce kendine inan, sonra da geleceğe ve gelecekteki güzel günlere.
Hadi, düşlerinin sahilleri seni bekliyor. Daha ne duruyorsun, yaşamana bak. Yaşamına bak ve bir düşün, daha iyisi neden olmasın? Hayallerin neden gerçek olmasın? Neden istediğin gibi bir hayata sahip olamayasın?
Dal okyanuslara, hayallere dal. Derinliği seni korkutmasın. Cümlelerin derinliğinden daha çok korkmalısın aslında. En derin denizde bile boğulmaz da insan, anlamların derinliğinde birkaç çırpınışta boğulur. O yüzden takma hiçbir sözü, kendi sözlerinden ve düşüncelerinden bir yol inşa et ve onu takip et. Sondaki ışığı sen de görüyorsun. Görüyorsun, çünkü inanıyorsun.
Hayatının ritmini kalbinden al. Kalp atışlarının ritmine göre şekillendir geleceğini. İçindeki sesi dinle, sessizliğini dinlediğin gibi. Kalbinde yeri olmayanlardan kurtar düşüncelerini. Seni umursamayanları boşver. Sen sadece "kalbinin sesini dinle!"
Burak
0 yorum:
Yorum Gönder